21 Şubat 2012

Çaresiz çırpınışlar...

Bugünlerde çaresiz bir adamın çırpınışları medyada çokca yer alıyor...Bu kişi Sayın Aziz Yıldırım. Kendisini hiç ama hiç sevmem. Sırf başarılı olmak için Türk futboluna çok büyük zarar vermiş ve Fenerbahçe taraftarları dışında herkesin antipatisini kazanmıştır. Kulübünü çok sevmiş veya sportif başarı yakalamış da olabilir (ki bir avrupa başarısının yanından bile geçememiştir) ancak dışarıdan bakan birine kazanmak için herşeyi yapma potansiyeli olan bir adam imajı vermiştir. Kaybetmeyi çok zor sindirebilen ve futbolun bir spor/oyun olduğunu unutan mantıksız fanatik profili çizmiştir. Bunun sonucunda da aşağıdaki fotoğraf gazetelerde basılmıştır.


Suçu ispatlanana kadar herkes suçsuzdur. Ancak ben futbolumuzu hırsıyla kirlettiğine inandığım Sayın Aziz Yıldırım'ı kendi gönlümde çoktan mahkum ettim. Belki şike davasında suçsuzluğu sabit görülüp beraat edebilir ancak 3 kuruşluk başarı uğruna Türk futboluna verdiği zarar, körüklediği kutuplaşma, Galatasaray kompleksi ve nefreti malesef gün gibi ortadadır. Bu öfke ve nefret yeri geliyor çok iyi bir Fenerbahçeli olan Sayın Mehmet Ali Aydınlar'a ve yeri geliyor koskoca Cumhuriyet Savcısına dil uzatmasına sebeb oluyor. Bir bakıyorsunuz "bizim kalemimizi kırmışlar" diyerek hükümeti işaret ediyor sonra işine gelince şikeyi ben değil Galatasaray yaptı diyor. Ne diyelim, çaresiz çırpınışlar...